Hayat Güzeldir

Sağlık & Güzellik & Kültür & Sanat

Hurma, Allah'ın Kuran'da pek çok ayetle haber verdiği, cennet nimetleri arasında "eşsiz-hurma" (Rahman Suresi, 68) ifadesiyle nitelendirdiği bir meyvedir. Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu meyve incelendiğinde, pek çok önemli özelliği olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bilinen en eski bitki çeşitlerinden biri olan hurma, günümüzde lezzetinin yanı sıra besleyici özelliği nedeniyle de tercih edilen bir besindir. Her geçen gün keşfedilen faydaları hurmayı, hem gıda hem de ilaç olarak kullanılan bir besin haline getirmiştir. Hurmanın sahip olduğu bu özelliklere Meryem Suresi'nde dikkat çekilmiştir.

"Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim." Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır." Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin." Artık, ye, iç, gözün aydın olsun." (Meryem Suresi, 23-26)
Allah'ın, Hz. Meryem'e "hurma yemesini" bildirmesinin pek çok hikmeti vardır. Allah'ın Hz. Meryem'in doğumunu kolaylaştırmak için sunduğu nimetlerden biri olan hurmanın, özellikle hamile ve doğum yapan kadınlar için önemi ve faydaları, bugün bilimsel olarak da bilinmektedir. Hurma içerdiği %60-65 oran ile en çok şeker içeren meyvelerden biridir. Doktorlar, hamile kadınlara doğum yaptıkları gün meyve şekeri içeren yiyecekler verilmesi gerektiğini belirtmektedirler. Bunun amacı, annenin zayıf düşen vücuduna enerji ve canlılık kazandırmak, aynı zamanda da yeni doğan bebeğe gerekli olan sütün oluşabilmesi için, süt hormonlarını harekete geçirmek ve anne sütünü çoğaltmaktır.

Ayrıca doğum sırasında meydana gelen kan kaybı, vücut şekerinin düşmesine sebep olur. Hurma vücuda tekrar şeker girişinin sağlanması açısından önemlidir ve tansiyon düşmesini de engeller
. Kalori değerinin çok yüksek olması sebebiyle hastalıktan güçsüz düşmüş ya da yorgun olan kimseler için özellikle çok faydalıdır.

Bu bilgiler, Allah'ın Hz. Meryem'e, hem kendisine enerji ve canlılık verecek hem de bebeğin tek gıdası olan sütün meydana gelmesini sağlayacak "hurma"dan yemesini bildirmesindeki hikmetleri ortaya koymaktadır. Örneğin hurma insan vücudunun sağlıklı ve zinde kalabilmesi için hayati önem taşıyan 10'dan fazla element içermektedir. Bu nedenle günümüzde bilim adamları, insanın sadece hurma ve suyla yıllarca yaşayabileceğini belirtmektedirler. Bu konuda tanınmış uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson ise, bir hurma ve bir bardak sütün bir insanın günlük besin ihtiyacını karşılamaya yeteceğini söylemektedir.

Hurmada bulunan oksitosin maddesi de, modern tıpta doğumu kolaylaştırıcı bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Oksitosin, doğumu kolaylaştırıcı etkisi nedeniyle pek çok kaynakta "rapid birth" yani "hızlı doğum" ifadesiyle tanımlanmaktadır.
Doğum sonrasında ise anne sütünü artırıcı etkisiyle bilinmektedir. Oksitosin esasen beyinde salgılanan doğum sancılarını başlatan bir hormondur. Doğum öncesi vücudun tüm hazırlıkları bu hormon sayesinde başlar. Hormonun etkisi ana rahmini oluşturan kaslarda ve anne sütünün salgılanmasını sağlayan kas yapısındaki hücrelerde görülür. Doğum esnasında ana rahminin etkili olarak kasılması doğumun gerçekleşebilmesi için son derece önemlidir. Oksitosin de, rahmi oluşturan kasların çok güçlü bir şekilde kasılmasını sağlar. Ayrıca oksitosin yeni doğmuş olan bebeğin beslenmesi için anne sütünün salgılanmasını başlatır. Hurmanın tek başına bu özelliği -oksitosin içermesi- bile Kuran'ın Allah'ın vahyi olduğunun önemli delillerinden biridir. Hurmanın tıbbi olarak faydalarının tespit edilmesi ancak yakın tarihlerde mümkün olmuştur. Halbuki Kuran'da 1400 sene evvel Allah'ın Hz. Meryem'e hamilelik döneminde hurma ile beslenmesini vahyettiği bildirilmektedir.

Ayrıca hurmada insan vücuduna bol miktarda hareket ve ısı enerjisi kazandıran, vücutta parçalanıp kullanılması kolay olan bir şeker türü bulunmaktadır.
Üstelik bu şeker kan şekerini hızla yükselten glikoz değil, meyve şekeri fruktozdur. Özellikle şeker hastalarında kan şekerinin hızla yükselmesi, pek çok organı olumsuz olarak etkiler, ancak en çok hasar gören organ ve sistemler göz, böbrekler, kalp-damar sistemi ve sinir sistemidir. Gözde görme kaybına kadar varan rahatsızlıklar, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi pek çok ciddi hastalığın en önemli nedenlerinden biri kan şekeri yüksekliğidir.

Hurma içerik olarak çok çeşitli vitamin ve minerale sahiptir. Lif, yağ ve proteinler açısından da çok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor da bulunmaktadır. Hurma ayrıca A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de içerir.
Hurmada bulunan vitamin ve minerallerin, normal insan vücudunda ve hamilelik zamanlarındaki faydalarından bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz:
Hurmanın besleyici oranının gücü, içerdiği uygun mineral dengesinden kaynaklanmaktadır. Hurmada, hamilelikte kadınların alması gereken bir B vitamini olan folik asit de bulunmaktadır. Folik asit (B9), vücutta yeni kan hücresi yapımında, vücudun yapı taşı olan amino asitlerin yapımında ve hücrelerin yenilenmesinde önemli görevler üstlenen bir vitamindir. Bu yüzden hamilelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Folik asit seviyesi yetersiz olduğunda yapısal olarak normalden büyük, ancak işlevleri düşük alyuvar hücreleri meydana gelir ve kansızlık belirtileri ortaya çıkar. Özellikle hücre bölünmesinde ve hücrenin genetik yapısının oluşmasında önemli rol oynayan folik asit, hamilelik sırasında gereksinimi iki katına çıkan tek maddedir. Hurma da, folik asit açısından çok zengin bir besin türüdür.

Öte yandan hamilelikte meydana gelen uzun süreli bulantı ve fiziksel tepkimeler nedeniyle potasyum eksikliği açığa çıkar ve bu durumda da potasyum takviyesi yapılması gerekir. Hurmada bol miktarda bulunan potasyum bu açıdan büyük önem taşıdığı gibi, vücuttaki su dengesinin korunmasında da son derece etkilidir. Ayrıca potasyum beyne oksijen gitmesine de yardımcı olarak berrak düşünebilmeyi sağlar. Bununla beraber vücut sıvıları için uygun alkalik özelliği sağlar. Zehirli vücut atıklarını dışarı atması için böbrekleri uyarır. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardım eder ve sağlıklı deri oluşumunu sağlar.

Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok önemli elementlerdir. Hurma, içerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik zayıflığına karşı bünyeyi korur ve bu hastalıkların azaltılmasına yardım eder.

Bilim adamları hurmanın stres ve gerginliği giderici etkisine de dikkat çekmektedirler.
Berkeley Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalar, sinirleri güçlendiren B6 vitamininin ve kasların çalışmasında önemli rol oynayan magnezyum mineralinin hurmada yüksek miktarda bulunduğunu ortaya koymuştur. Hurma ayrıca içerdiği magnezyum ile, böbrekler için de son derece önemlidir. Bir insan günde 2-3 tane hurma yiyerek vücudunun magnezyum ihtiyacını karşılayabilir.

İçerdiği B1 vitamini ile sinir sisteminin sağlıklı olmasını kolaylaştırır. Vücuttaki karbonhidratların enerjiye çevrilmesine, protein ve yağların vücudun diğer ihtiyaçları için kullanılmasına yardımcı olur. B2vitaminiyle de, vücudun enerji sağlaması ve hücrelerin yenilenmesi için protein, karbonhidrat ve yağların yakılmasına yardımcı olur.

Hamilelikte A vitaminine olan ihtiyaç da artar. Hurma, içindeki A vitamini sayesinde, görme gücünü ve vücut direncini artırır, kemik ve dişlerin güçlenmesini sağlar.
Hurma, betakaroten açısından da son derece zengindir. Betakarotenin hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önleyici özelliği vardır.
Ayrıca diğer meyveler genellikle protein açısından yetersizdir, ancak hurma protein de içermektedir. Bu özelliği sayesinde vücudun hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar, hücreleri yeniler ve vücut sıvısını dengeler. Örneğin et de faydalı bir gıdadır ancak özellikle hamilelik döneminde taze bir meyve olan hurma kadar fayda vermeyebilir. Hatta böyle bir dönemde etin fazla tüketilmesi vücutta zehirlenmeye neden olabilir. Hazmı kolay olan, hafif sebze, meyve türü yiyeceklerin tercihi daha uygun bir seçimdir.

Hurmanın içerdiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar.
Bilindiği gibi alyuvarlar kanda oksijen ve karbondioksiti taşıyarak hücrelerin canlılığını sürdürmesinde rol oynarlar. Çok fazla demir içermesi sebebiyle, bir insan günde 15 tane hurma yiyerek vücudunun demir ihtiyacını karşılayabilir ve demir eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıklardan korunmuş olur.

"O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır." (Enam Suresi, 99)

alıntıdır...

Şifalı Bitkiler

18/8/2009

Marul : Kemik erimesine karşı etkilidir. sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numaradır. 100 gramında küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlasına sahiptir. Bu miktar, günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birini karşılar.

Melekotu : Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu, dövülüp başa sürülürse bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.

Meyan Kökü : Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.

Mısır : Yüzde 18,3 gibi yüksek oranda lif içerir. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.

Muz : Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum, krampları önler.

Makyaj Sırları

13/8/2009

* Çok ince dudaklara sahipseniz, kırmızı tonlarda rujlar kullanmayın.
* Dudaklarınızın çekici, pürüzsüz görünümünü korumak için düzenli olarak ölü derilerden arındırın. Bunun için düzenli olarak nemlendirici dudak koruyucu kullanmanız önerilmektedir.
* Modern ve trendleri yansıtan bir görünüm için, tırnaklarınızda kısa ve köşeli hatlara sahip bir manikür tercih edebilirsiniz.
* Tırnak cilasını tek ve kalın bir katman yerine çok sayıda ince katman olarak uygulayın. Uygulamanın daha kalıcı olduğunu göreceksiniz.
* Fondöten kullandığınızda maske görünümüne engel olmak için, karıştırmak ve yaymak oldukça önemlidir. En dikkat edilmesi gereken bölgeler, kaşlar, saç dipleri ve çene çizgisidir. Unutmayın ki, yüzünüz ve boyun bölgenizdeki cilt tonu farklıdır.
* Göz farı uygulamalarında genellikle bir miktar far, yanaklara bulaşır. Bunu önlemek için göz farı uygularken alt kirpiklerinizin hemen altına bir mendil tutabilirsiniz.
* Göz kaleminizi uygularken başınızı hafifçe arkaya doğru itin. Bu şekilde göz kapağınız daha gergin bir hal alacaktır ve göz kaleminizi uygularken çok büyük kolaylık sağlayacaktır.
* Ruj alırken size hangi rengin yakışacağını bulmak için ruju dudaklarınıza ya da elinizin üstüne sürmeyin; parmak uçlarınıza uygulayın. Çünkü parmak uçlarınızın rengi, dudaklarınızın renk tonuna çok yakındır. İstediğiniz rengi yakalamak için, farklı renklerdeki rujları karıştırmaktan çekinmeyin.
* Kapatıcı uygulayarak cilt kusurlarının, koyu renkli lekelerin ve ciltteki kırmızılıkların görünümünü düzgünleştirebilirsiniz. İnce çizgi ve kırışıklıkların daha az belirgin görünmesini sağlayan kapatıcı sayesinde doğal cilt tonunuzu ön plana çıkarıp cilt kusurları ile mücadele edebilirsiniz.
* Yanaklarınızın doğal rengini ön plana çıkaran, cilt tonunuz ile uyumlu bir allık seçin. Elmacık kemiklerinizin üzerine yukarıya doğru fırça darbeleri ile allığı uyguladığınızda doğal bir ışıltıya sahip olacaksınız.
* Nemlendirici uyguladıktan hemen sonra fondöten uygularsanız kalıcılık özelliği ortadan kalkar. Nemlendiriciyi uyguladıktan sonra 10 dakika kadar bekleyin ve nemlendiricinin cildiniz tarafından iyi ce emildiğine emin olduktan sonra fondöten uygulayın.
* Beyaz tonlarında bir göz farını veya göz kalemini gözünüzün iç kısmında göz pınarınıza doğru uygulayın. Bu, göz makyajınızda daha canlı ve ışıltılı bir dokunuş yaratacaktır.
* Tırnak cilasının ambalajını çalkaladığınızda cila karışır ama, hava kabarcıkları oluşur. Bunun yerine ambalajı avuçlarınızın içinde yuvarlayarak da cilayı karıştırabilirsiniz.
* Dudak kaleminizi tüm dudaklarınıza uygulayarak rujunuzun kalıcılığını artırabilirsiniz.

Kaynak: Avon Güzellik Rehberi 2009

Çatlayan ayak topukları için...
Malzemeler: Vazelin, gripin, çorap
Hazırlanışı: Bir kutu vazelinin içine 2 adet gripinin içindeki tozu katıp karıştırın ve yatmadan önce ayaklarınıza iyice sürün. Çoraplarınızı giyip yatın. Birkaç kez uyguladığınızda sonuca inanamayacaksınız.

Pürüzsüz bir vücut için...
Malzemeler: Taze nane, tuz
Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprakları atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün. Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise, peeling yapma özelliği ile cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır. Haftada bir kez ya da ihtiyaç duyduğunuzda uygulayabilirsiniz.

Kuru ciltlere süt banyosu...
Malzemeler: Süt, tuz, bal
Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın. Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz, ölü derinin ayrılmasına yardımcı olur. Haftada bir kez uygulanmalıdır.

Selülit...
Selüliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sistemi yetersizliği bulunuyor. Selülitten kurtulmak için birçok yöntem vardır ama, doğal ve kolay olanı tercih ediyoruz.
Malzemeler: Rezene, anason, biberiye
Hazırlanışı: Sabahları 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve bir tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin.

Pamuk gibi eller için...
Malzemeler: Limon suyu, zeytinyağı
Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından yıkayın. Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkilidir, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır. Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz heran kullanabilirsiniz.

Bakımlı tırnaklar için...
Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı, etkin bir koruma sağlar.

El maskesi...
Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytinyağıyla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.

İpek gibi saçlar için...
Malzemeler: Yumurta sarısı, rom, adaçayı yağı
Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlarınıza uygulayın. Yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın. Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki saçlarınızı daha kolay taranır hale getirir. Romun içerdiği alkol dezenfektanın ise arındırıcı etkisi vardır. Bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi olur, tararken de zarar görmez. Haftada bir veya iki kez uygulayabilirsiniz.

Saç maskesi...
Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal, bir limon
Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limonun suyuyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz. Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüme kavuşacaktır. Haftada bir veya iki kez uygulayabilirsiniz.

Bebek gibi bir yüz için...
Malzemeler: Yumurta sarısı, süt
Hazırlanışı: Bir kapta bir yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek onbeş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla ılık ve soğuk suyla yıkayın. Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. Yumurta sarısı cildinizi beslerken süt nemlendirir, yumuşaklık verir ve sıkılaştırır. Haftada bir kez uygulamak yeterlidir.

Siyah noktalar için...
Malzemeler: Limon suyu, yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder. sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Haftada bir kez uygulamak yeterlidir.

Sivilceler için...
Malzemeler: Karnıbahar, zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnıbahar çiçeğini iki kaşık zeytinyağı ile mikserden geçirin. Karışımı problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Haftada bir ya da iki kez uygulayabilirsiniz.

Kırışıklıklara karşı maske...
Malzemeler: Kaymak, elma
Hazırlanışı: Soyulmuş bir elma ve 3 kaşık kaymağı mikserde birkaç dakika çırpın. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalmasında etkilidir. Haftada bir kez uygulayabilirsiniz.

Yağlı ciltler için...
Malzemeler: Bal, süt, limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak kadar sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın, hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Nemli bir sünger yardımıyla maskeyi silerek temizleyin. Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler. İhtiyacınıza göre on-onbeş günde bir tekrarlayabilirsiniz.

Önemli not: Sigara içiyorsanız sigarayı bırakıp egzersize başlamanız bunların hepsinden daha güçlü bir etki yapar.




 

 Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.

Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.


Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.

Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Ve beyin fonksiyonları için faydalıdır.

Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.

Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb (bizde yok) kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyom yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.

Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.

İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.

Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.

Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.

Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.

Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.